16 Temmuz 2011

Siz Hiç Yurt Dışında Yaşayan Bir Türk Oldunuz mu?



VİRGİNİA’DAN Geçen gün evime çok yakın bir marketin temizlik malzemeleri satan reyonunda gözlerim yuvalarından fırlayacaktı. “Duru” yazıyordu. Hey ALLAH’ım bir duygulandım bir duygulandım. Gurbet tam da budur işte elalemin marketinde Duru sabunu görürsün ağlarsın! (Nazlı S.)

CİDDE’DEN Manzara şudur: Alışveriş yaparsın eve gelirsin… Birdenbire çığlık atarsın etiketin bir yerinde “Made in Turkey” yazıyordur. Hele “Türk bakkalına salça gelmiş yufka gelmiş…” gibi konuşmalar bitirir insanı. Hiçbir şey durduramaz seni koştur koştur o salçaları yufkaları almaya gidersin. (Canan A.)

turkflagHOLLANDA’DAN 33 yıl Hollanda’da yaşadım. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki insan gurbette tuhaf alışkanlıklar geliştiriyor: Mesela arabayla yolda giderken önüne bir Türk TIR mı çıkıyor sevindirik oluyorsun. “N’apsam da ona Türk olduğumu anlatsam?” diyorsun. “Korna mı çalmalıyım penceremi açıp ona el mi sallamalıyım?” Ya da “Kardeş memleket nere?” diye bağırmak istiyorsun. Hele hemşeriysen TIR’ın plakası da doğduğun ile aitse… Gel keyfim gel. Ben daha ne delilikler yaptım. Otoparkta duran bir Türk TIR’ın yanına yaklaştım ve o çamurluklarına bakıp “Bu çamur muhakkak Türkiye’nin çamurudur” diye elimi sürdüm. Biliyorum saçma geliyor ama gurbet böyle yapıyor işte adamı. (Ahmet)

YENİ ZELANDA’DAN Size Yeni Zelanda’dan yazıyorum. ALLAH’a şükür burada Türk malı bulabiliyoruz. Özellikle Hazer Baba ve Şah Baba markalı lokumların ambalajı çok güzel. Ne var ki Türk lokumu ile alakaları yok. Bir de ayıptır söylemesi bayat oluyorlar. Bir alan bir daha almıyor. Üzüntüm olan Türk lokumuna oluyor. Halk yavaş yavaş lokumdan soğuyor. Sanırım yakında kimse almayacak. Lütfen firmaları uyarın. Yurtdışındaki kişiler aptal değil. Geçenlerde bir yerden alışveriş yapıyordum Türk olduğumu söyleyince koştu içeriden ne getirdi biliyor musunuz? Kalebodur karosu. Evinin banyosunu yeniliyormuş. “Çok kaliteli” dedi. Bir de büyük bir markette Aygaz gaz sobası gördüm. Hemen kasiyere “Bak bunlar benim ülkemden geliyor” diye hava yaptım… (Fahreddin)

BREZİLYA’DAN Brezilya Sao Paulo’da yaşıyorum. Benim hastalığım da baskaa: Marketlerde Türkiye etiketli kayısı kuru ekşir gibi ürünler görünce eğri filan duruyorlarsa hemen düzeltiyorum. Ya da kutuyu çaktırmadan öne alıyorum. Maksat memleketimizin ürünü daha iyi görünsün. (Vedat)

TÜRKİYE’DEN Siz şimdi düşünebiliyor musunuz içi İtalyan zeytinyağları ve İtalyan konserve ve yiyecekleriyle dolu olan bir dükkanın önünden geçen bir İtalyan’ın heyecanlanacağını… (Murat U.)

ALMANYA’DAN Komşumuz Almanya’dan kesin dönüş yaparken Türkiye’de yoktur diye marketteki zücaciye reyonunu boşaltıyor eve geldiğinde yeni bardaklarının altındaki Paşabahçe yazısını görüyor. Onun da gözleri doluyor: Ama sinirden! (Semra P.)

İSVEÇ’TEN Geçenlerde konsoloslukta bir işim oldu. Tam kapısına geldiğimde tabii ki kapısında Türk bayrağı sallanıyordu içimden “Ey şanlı bayrağım ne güzel dalgalanıyorsun!” diye bir şey geçti ve hüngür hüngür ağlamaya başladım. İçimden kapıdaki koruma görevlilerine bile sarılmak geldi. Bunu Türkiye’de yaşayan anlamıyor işte. Anlatıyorum “Aman hadi be sen de!” diyorlar. Değil işte.

AMERİKA’DAN Yılbaşı gecesinde 11 çeşit yemek dururken arkadaşımın yaptığı poğaçalara saldırdım. Neden? Türk usulü yapılmıştı. Son iki senedir de pantolonlarımı Banana Republic’ten alıyorum. Neden? Etiketlerinde “Made in Turkey” yazıyor. E insan bu kadar uzun süre yurtdışında yaşayınca biraz tuhaflaşıyor.

FRANSA’DAN Demek ki bu “Made in Turkey sendromu” yurtdışında yaşayan tüm Türkler’de var. Türkiye’dekilere eminim abartılı gelecektir ama bunu yaşamayanın anlaması çok zor. Cidden o etiketi görünce sanki aile yadigarı bir eşyaymış gibi en basit malın değeri bile 1000 kat artıyor. Zamanında yurtdışına yufka peynir götürenlere gülerken şimdi “Ya bavuluma sığmazsa?” diye 3 gün önceden yerini ayarlamaya başlıyorum…

MADAGASKAR’DAN Madagaskar’da yaşayan bir Türk’üm. Ben sizin yaşadıklarınıza dahi özlem duyuyorum. Halim o kadar vahim. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan pek çok dostum var her fırsatta onlara gurbetin oralar değil de buralar olduğunu söylüyorum. Benim için döneri hayal etmek bile lüks burada en fazla açma poğaça falan hayal edebiliyorsunuz! (Zafer Y.) ))

LÜKSEMBURG’TAN Geçen gün Lüksemburg’taki Belçika süpermarketinde Gemlik zeytini görünce ben de ağladım. Kapağında kocaman bir Türk bayrağı vardı.

....

BAKÜ'DEN Biz de ilk geldiğimizde içki ve yasak etler satmayan ve içinde Türk ürünlerini barındıran marketleri çok zor buluyorduk..( Şükür ki sayıları artıyor.. ) Mutfak alış verişini en az 3-4 marketi gezerek tamamlayabiliyorduk ki hiç unutmuyorum geçen sene ramazan ayında Türk pirinci bulabilmek için gecenin bir vakti tam 4 market gezmişliğimiz vardır :)
Öyle Türkiyede ki marketlere girip a-z'ye bütün ihtiyaçları alıp çıkma sıradanlığı bizim için tamamen sıradışı ve lükstü :)

Bu yaz başında kasapta Ülker dondurmaları görünce yaşadığım sevinç ve şaşkınlığı anlatamam.. Mutluluk komasındaydım adeta :) Artık nasıl sevindirik olduysam sevdicek kasabın garip bakışlarına aldırmadan ne kadar dondurma varsa hepsini aldı zira o dondurmalar benim için tek taş pırlantadan daha değerliler :)

Yine Baküye ilk geldiğimiz dönemlerde markette şalgam suyu görünce sevdicek eli kolu dolana kadar alabildiklerini aldı :) Alamadıklarını arkalara sakladı ki birdaha gelince alabilsin :)

Kasiyer şaşkın şaşkın soruyor " Bunlar ne de bu kadar aldınız? " -Şalgam suyu satıyorlar ama ne olduğunu bilmiyorlar :) Sirke zannedip sirke ve limon sularının bulunduğu reyona yerleştiriyorlar-
Sevdicek hemen başlıyor şalgam suyu taşhidatına; " Türk içeçeğidir, şöyle faydalıdır, böyle güzeldir... :) "

Sonra birdaha ki market alışverişinde direk şalgam sularının yanına gidiyor; ama şalgam sularını yerinde yeller esiyor basıyor feryadı " Ben onları saklamıştım yaa nasıl bulup da almışlar :) " Tek tesellimiz ise yine şalgam suyunu bir başka Türkün almış olması :)
 
Türkiyeden uzakta olmak insanın genetik ve pisikolocik yapısını dejenere ediyor..
Farklı garip, komik ama özlem dolu gurbettçi tepkileriniz oluyor..
Biz bulunduğumuz yerde şükür Türk ürünleri buluyoruz ama kısıtlı tebi..
Market alış verişlerimiz barkot ve made in Turkey amblemi aramak yüzünden X2 uzun sürüyor..

Dışarı her çıktığımda Türkiyede olmadığım için bir kez daha üzülüyorum..
Her durumda sürekli Türkiye olsaydı şöyle olurdu, böyle olurdu diyorum..
Hafta sonları ailece dolaşan insanları görünce annemi, babamı, kardeşimi çoooooooooooook özlüyorum..
 
Gurbette olunca baya sulu gözlü oluyorsunuz her bişiye ağlayabiliyorsunuz mantıklı bir nedeni olması gerekmiyor..

Çok şükür burada diğer ülkelerden daha rahatız bir çok konuda ama;
Memleketimin havası başka, insanı başka..
Türkiyedekiler için bir klişe olsa da bu bizim için derin bir ahhh..
Cennet vatan diyorlar ya, ayrı kalmayan anlamıyor..
Türkiye de olmak çok büyük bir nimet vesselam..

4 YorumLarım-ız:

marifet ellerimizde dedi ki...

ayyyyyyyyyy okurkjen uzuldum..memeleket havası suyu ,,,,lezzetleri başka şey...rabbim gurbette olanlara yardım etsın ınsallah....optum canım benım:))))))))

Seyr-ü Sefa dedi ki...

Amin, Allah razı olsun Zeynep ablaçım.. :)

deren dedi ki...

ahhh ahh..
hepsine katılıyorumm,en çok da türk marketine yufka gelmiş deyince oraya koşturmayı çok iyi anlıyorum.şimdi almaty-kazakistandayım.Daha önce 1.5 yıl yaşadım baküde.siz bakü'de olmanın tadını çıkarın çünkü inanın Bakü burdan bin kat daha iyi.Yurtdışında bir yerde illa yaşanılacaksa en iyi yerdir bakü.dili,denizi,türk nufüsü herşeyiyle..bana birgün özlersin derlerdi de inanmazdım,şimdi öyle özlüyorum ki baküyü,güzel evimi,metrosunu,sahilini..

Seyr-ü Sefam dedi ki...

Haklısınız Bakü başka..
Kendisine o kadar alıştırıyor kihem de bunu ustaca ve hiç fark ettirmeden yapıyor..

Umarım Kazakistanda da mutlu,huzurlu ve özleyeceğiniz günler geçirirsiniz zira gurbet Hakkın hatrı dışında hiç bir şey için çekilmez..


Ziyarete bekleriz Bakü'müz ilerlemeye ve hızla gelişmeye devam ediyor.. :)